TikTok’un AB gizlilik ve güvenlik endişelerinin önüne geçme çabası: Project Clover

Project Clover olarak adlandırılan yönergeler, TikTok’un çalışanların Avrupa kullanıcı bilgilerine erişimini ve kıta dışındaki veri aktarımlarını yöneten “güvenlik ağ geçitleri” tanıttığını görecek. TikTok, “Bu, veri erişimi üzerinde başka bir kontrol düzeyi ekleyecektir” diyor.

Üçüncü taraf bir güvenlik firması, TikTok’un yeni veri güvenliği kontrollerinin gözetiminden ve şirketin veri uygulamalarının denetimlerinin yürütülmesinden sorumlu olacak. Üçüncü taraf ayrıca “veri akışlarını izleyecek” ve olayları bildirecek. TikTok, yakında ortaklık hakkında paylaşacak daha fazla bilgiye sahip olacağını söyledi. Şirket ayrıca, yeni veri politikasını artırabilecek ve geliştirebilecek teknolojileri uygulamak için diğer şirketlerle ortaklık kurmayı planlıyor.

TikTok’un AB gizlilik ve güvenlik endişelerinin önüne geçme çabası: Project Clover

TikTok’a göre dahili bir ekip geçen yıldan beri Project Clover üzerinde çalışıyor. Şirket, bugün özetlediği değişiklikleri 2023’te ve gelecek yıl boyunca uygulamayı umuyor. Ayrı bir gelişmede, TikTok bugün İrlanda ve Norveç’te iki yeni veri merkezi açma planlarını duyurdu. Her ikisi de üçüncü taraflarca işletilecek ve yenilenebilir enerji ile çalışacak. Şirket, bu yıldan itibaren yıllık 1,2 milyar Euro’luk bir maliyetle Avrupa kullanıcı verilerini yerel olarak depolamaya başlamayı planlıyor.

TikTok’un Avrupa’daki hükümet ilişkileri ve kamu politikasından sorumlu başkan yardımcısı Theo Bertram, BBC News’e verdiği demeçte, “Bu konuda eğrinin Duyuru, AB’nin yürütme kanadı olan Avrupa Komisyonu’nun personelin TikTok’u iş cihazlarına yüklemesini ve kullanmasını yasaklamasının ardından geldi. Şirketin yeni politikasının Avrupalı milletvekillerinin platforma ek sınırlamalar getirmesini engellemeye yetip yetmeyeceğini söylemek zor. TikTok’un Oracle ile ABD kullanıcı trafiğini şirketin bulut altyapısı üzerinden yönlendirmek için yaptığı bir anlaşma olan Project Texas, görünüşe göre Amerikalı milletvekillerini uygulamanın ulusal bir güvenlik tehdidi olmadığına ikna edebilmek için çok az şey yapabildi. ABD ne yaparsa yapsın, Huawei’ye yaptığı gibi Avrupa’daki müttefiklerini de aynısını yapmaya zorlayacak gibi görünüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir